Detoks Terapi

This post is also available in: Almanca

DETOKS vucudumuzu toksinlerden arındırmak demektir.

Toksinler vucudumuza günlük yiyeceklerle , içeceklerle , kullandığımız malzemelerle hatta soluduğumuz hava ile giren  ve sağlığımızı olumsuz yönde etkileyen zehirli maddelerdir.
Havada , yiyecek ve içeceklerde , kullandığımız temizlik ve kozmetik ürünlerinde ve çevremizde bulunan çeşitli toksin dediğimiz zehirli maddeler değişik kanallardan vucudumuza girerler. Vucudumuza giren bu toksinleri normal olarak yine vucudumuzdaki çeşitli detoks organları vucudumuzdan bu zehirli maddeleri temizlerler ve etkisiz hale getirirler.

Fakat eğer aldığımız toksinler fazla iseler veya detoks organlarımız herhangi bir sebep den dolayı yeterli kadar çalışmıyorlarsa işte o zaman bu zehirler vucudumuzda birikerek çeşitli rahatsızlıklara ve hatta hastalılara sebep olurlar. Bu durumda bizim ; Vucudumuza giren bu toksinleri bilinçli olarak temizlememiz  gerekmektedir. Tıpkı şömüne misalinde olduğu gibi . Bildiğiniz gibi şömünemizde odun ve kömürün yanmasından sonra  küller birikir ve havalandırma borularında his ve kurumlar oluşur. Nasıl ki  biz biriken bu  külleri ve borular içerisinde biriken kurumları temizlemezsek  , şömünemize yeteri kadar oksijen girmeyecek, şömünemiz istediğimiz randımanda yanmayacak ve bize istediğimiz kadar ısı ve enerji vermeyecek. İşte vucudumuzda da bu şekilde biriken zehirler damarlarımızı tıkayacak, organlarımıza yeteri kadar oksijen ve besin maddeleri ulaşmayacak , biriken atık maddeler dişarı atılmayacak  ve dolayısı ile organlarımız işlevini yapamayacak ,  bunun sonucunda da  biz kendimizi iyi hissetmeyeceğiz ve bunun akabinde hasta olacağız.

Vucudumuzda ki bu temizlik işlemi ise  iki yolla olabilir ; Birincisi: Acil olarak toksinli yiyecek ve içecekleri azaltmamız ve hatta hiç almamız gerekir . İkincisi ise ; Organlarımızın bu toksinleri dişarı atması için , görevli organlarımızın işlevlerini destekleyici çalışmalar yapmamız gerekir. Geniş anlamda bu çalışmaların tümüne DETOKS , yani zehirlerden arındırma diyebiliriz.

Diğer bir anlamda ise DETOKS zihinsel , ruhsal ve bedensel bir arınma sürecidir.

Vucudumuzu zehirli maddelerden arınırarak , sağlığımızı korumamız ve bağışıklık sistemimizin güçlenmesina yardımcı olarak hastalıklara karşı direncimizi artırmamız gerekmektedir.

DETOKS yaparsak vucutumuzdaki sıvıların asit oranını dengeler , daha doğrusu asitleşmesini önleyerek (Asit-Baz dengesini koruyarak) hastalıkların oluşmasında önemli rol oynayan immun sistemimizi güçlendirmiş oluruz. Diğer taraftan kanımızın asitlenmesi organlarımıza ve beyin hücrelerimize zarar vermekte ve bu şekilde çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır.

Aşağıdaki septomlardan herhangi birini yaşıyorsak , vucudumuzda toksinlerin birkmesine işaret olabilir. Bu durumda detoks organlarını harakete geçirmek ve gereken önlemleri almak zorundayız. Aksi halde zamanla çok ciddi bir sağlık sorunu ile karşı karşıya kalabiliriz.

-Az yediğimiz halde durmadan kilo alıyorsak. Veya çok yiyerek hem kilo alıyor hemde kendimizi yorgun ve halsiz hissediyorsak.

-Zihinsel bulanıklık , aşırı unutkanlık , neyi nereye koyduğumuzu unutuyorsak ,  konsentrasyon yetersizliği , ve sebepsiz göz altlarında morluklar oluşuyorsa.

-Ağız kokusu , nefes alma problemleri veya nefeste koku , dilimizin üzerinde pas oluşması.

-Kronik bir kabızlık veya ishal sorunumuz varsa.

-Mide bulantısı , baş dönmesi , göz kararması , kulakta uğuldama , sebepsiz işitme ve görme bozuklukları.

-Ciltde kirlilik , morarma , yanaklarda ve dudaklarda morarma , döküntü , kaşıntı , allerji.

-Sigara ve alkol içenler , kimyasal malzemelerle çalışanlar.

-Sebebi bulunmayan şiddetli baş ağrıları , eklem ağrıları , boyun tutulmaları.

-Değişken ruhsal yapı , dengesizlik , aşırı sinirlilik ,uyku bozuklukları.

-Herhangi bir kronik hastalığımızdan dolayı devamlı değişik kimyasal ilaçlar alıyorsak.

 

 

Yukarıda saymış olduğumuz rahatsızlıkların başka sebepleri de olabilir. Fakat doktor tarafından detaylı muyenelerden geçtikten sonra elle tutulur ve gözle görülür bir sebep bulunamıyorsa  ve hala bu rahatsızlıklar devam ediyorsa o zaman mutlaka DETOKS yapmalıyız. Çünkü vucudumuza giren bir çok zehirli maddeler kan muayenesi ile tespit edilemezler. Vucudumuza giren herhangi bir zehir , önceden biliniyorsa ve vucuda aşırı derecede girerek birikim yapmışsa  ve biz kanda sadece o maddeyi arıyorsak   ancak o zaman aradığımız o belirli meddeyi  spesiyel bir araştırma sonucu kanda görebiliriz. Yoksa yiyecek ve içeceklerle veya hava ile az , az  aldığımız toksinleri kan muayeneleri ile  sıradan bir muyene ile tespit edemeyiz.

Hamileler , emziren anneler , aşırı kansızlık sorunu yaşayan yaşlı kişiler , kalp yetmezliği olanlar DETOKS yaparken asla aşırılığa gitmemelidirler.

 

 

DETOKS proğramlarına başlarken ilk başta havanın temiz olmasına dikkat etmeliyiz. Doğru bir şekilde solunum yapmayı bilmeli ve diyaframımızı kullanmayı öğrenmeliyiz. Deniz ve dağ havası DETOKS yapmaya çok elverişlidir. Bu gibi mekanlarda havanın iyonizasyonu ve kalitesi farklı olduğundan , sağlık üzerinde oksijen arttırıcı ve denge düzenleyici etkileri  bulunmaktadır. Kanımızdaki oksijen oranı düşük olmamalıdır. Aksi halde detoks yapamayız. Çünkü oksijen var olan ve en etkili antioksidantdır. Antioksidantlar ise bilindiği gibi hücrelerimizi serbest radikal dediğimiz bir nevi hücre yıpratıcı toksinlere karşı korumakla görevlidirler. 200 yıl kadar önce atmosferde yüzde 38 oranında oksijen bulunurken , bugün sadece yüzde 19 oksijen mevcuttur. Oysa ki tüm toksinler önce oksijenle birleşerek vucuttan atılırlar. Günümüzdeki tedavisi yapılamayan bir çok rahatsızlığın ana sebebi bu olabilir.

Diğer tarafdan yediğimiz ve içtiğimiz şeyler toksik olmamalıdır. İlk olarak içtiğimiz suyun kalitesine çok önem vermeliyiz. Aşırı kilolarımızdan kurtulmak için başlamış olduğumuz ideal bir diyet uygulamasında dahi içilen suyun ph derecesi ile vucudumuzun asit dengesini bozabilir ve bu şekilde kilo vermede hüsrana uğrayabiliriz. Temiz ve kaliteli bir su ideal olarak ph 7,35 ile 7,60 değerleri arasında olmalıdır. Sağlıklı  bir vucutta kan ve diğer vucut sıvılarının birçoğu , deniz suyuna benzer bir şrkilde hafif alkaliktir. Denize yakın bir yerde oturuyorsanız ve suyun temizliğinden eminseniz , her gün bir kaç damla deniz suyunu içme suyuna damlatarak içmeniz vucut asit dengeniz için son derece yaralı olacaktır.
Tabii olarak denizde yüzmenin de tedavi edici çzellikleri var ve günde belirli aralıklarla suya girmesi çok yararlıdır. Her içme suyunun ayrı bir ph değeri ve mineral ağırlığı olduğu için DETOKS proğramlarında haftada veya ayda bir kaç defa değişik suları içmenin sağlığımız açısından faydaları olacaktır.Unutmamız gerekirki oksijeni havadan başka sudan da almaktayız. Gerek içerek ve gerekse günde bir kaç defa bedenimizi , elimizi ve yüzümüzü yıkayarak vucudumuza daha fazla oksijen girmesini sağlayabiliriz. Oksijen dinçlik ve zindelik verir. Uykulu ve yorgun olan bir insanın yıkandıktan sonra dinç olmasının sebeplerinden bir tanesi de budur. Alkalik ve oksijen sağlıklı olmanın ve güçlü bir bağışıklık sisteminin şartlarıdır. Bakteriyel , viral ve mantar kökenli enfeksiyonlar , oksijenle yeterince beslenmiş ve alkalik dokularda gelişemezler. Mikropların neredeyse tamamı bu ortamda etkisiz hale gelirler.

Demek ki DETOKS yaparken amacımız , asit oranımızı ph 7 derecesinde tutmaya çalışmak ve oksijen oranımızı arttırmak olmalıdır. Bu sonuçları elde etmek için düzenli ve sağlıklı bir şekilde beslenmek ve yaşam tarzımızı da değiştirmek zorundayız.  Yardımcı olarak kaliteli bir içme suyu seçmemiz ve Oksijen kapasitemizi yüzde 30 lara varacak bir şekilde arttıracak , Fitline OXY PLUS gida takviye ürünü , asit baz dengemizi  korumak için ise Fitline RESTORATE mineral dengeleyici gibi içeceklerden yararlanabiliriz.

DETOKS organlarından bahsetmiştik. Bu organlarımız şunlardır.

-Kalın Bağırsaklarımız

-Akciğerlerimiz

-Sinüslerimiz

-Böbreklerimi<

-Cildimiz

Yapacağımız her çalışma eğer bu organlarımızdan birisini etkiliyorsa o zaman yaptığımız bu iş gerçek anlamda bir detokstur.

Bağırsak üzerinden atılımı kolaylaştıracak yiyecek ve içecekler. Lifli ve kepekli yiyecekler. Probiotik dediğimiz faydalı bakteri içeren yoğurt ve Kefir. Fitline All-ın-1000 plus yoğurt , Fitline Basic . ARSON Vital Figura N 10 ve ARSON Vital Figura Bitkisel çay. Bunların yanı sıra yeşil çay , papatya . isırgan otu , zencefil , ginseng , ekinezya , kırmızı pancar , meyan kökü de toksin atıcı özellikleri olan önemli kaynaklardır.

Akciğer üzerinden detoks diyafram solunumunu iyi kullanarak sağlanabilir.

Mide üzerini kaplayan diyafram adalesinin alta doğru esnemesiyle açılan boşluğa ciğerlerin alt loplarının genişleme imkânı bulduğu ve ciğerlerin tamamının kullanıma sokulduğu bir nefes alma biçimidir. Ciğerlerdeki havanın yaklaşık % 50 si sirküle edilebilir. Diyaframla birlikte, orta ve üst solunum beraber hareket eder. Genişlemeyi, sonsuz kabulü, koşulsuz sevgiyi ve birlik bilincini beraberinde getirir.

Sinüslerimiz üzerinden DETOKS sicak ve baharatlı bir çorba içerek veya buhar odalarında buhar banyosu yaparak da olabilir. Papatya ekstraktı içerikli buhar inhilasyonları da sinüsler üzerinde detoksu tetikler.

Böbreklerimiz üzerinden detoks ödem atıcı yukarıda bahsedilen isırgan otu  ve zencefil içerikli bitki çayları ve bol su içmekle olur. ARSON Vital Figura bitkisel çay iyi bir şifalı bitkiler kombinasyonu olarak bu konuda yardımcı olur.

Cildimiz üzerinden detoks da çok önemlidir. Düzenli aralıklara ,sauna , buhar banyoları , hamam gibi terleme metodları cilt üzerinden toksin atmak için yapılması gereken faydalı uygulamalardır . Sıcak suyun ve su ile masajın faydaları da çok fazladır.  Ayrıca ölü derilerimizden arınarak gözeneklerimizi açtığımız takdirde toksinlerden daha kolay kurtulabiliriz. Gözeneklerin açılması için kese kullanmak veya ARSON beauty Kayısı çekirdeği Peeling Kremi kullanmak bizi bu konuda istenilen sonuca götürebilir. Bunun yan sıra cilde kuru fırça ile yapılan masaj kan dolaşımını hızlandırarak , cillteki oksijen oranını arttırır. Bu metod cildimiz ve iç organlarımıza çok yaralıdır. Küveti su ile doldurup , evde detoks yapmak istediğimizde cildi tahriş eden zararlı kimyasallar içeren sabunlar yerine , papatya , biberiye , ökaliptüs ve adaçayı gibi doğal yağlar kullanmayı tercih etmeliyiz. Ayrıca banyonuza yarım bardak içme sodası ve deniz tuzu da ilave edebilirsiniz. Küvetimize bir kaç damla , cilt bakımında bir tabiat mucizesi olan ve çok güzel kalıcı kokusu olan ARSON beauty Mavi Anemon Çiçeği yağı da katarsak kokusu ilede detoks proğramımızı güçlendirmiş oluruz.

 

 

DETOKS da kokuların etkisi tahmin edemeyeceğimiz kadar çoktur. Çağlar boyunca çeşitli hastalıklar insanlığı tehdit ederken , bu virüs ve bakterilerden en az etkilenen veya hiç etkilenmeyen grup insan , çiçekler çiçeksuları ve yağlarıyla uğraşanlar olmuştur.

Tükettiğimiz gıdalara dikkat etmek zorunda olduğumuz gibi , yemeklerin pişirilme şeklinede dikkat etmemiz gerekmektedir. Kızartma yapmamaya ve bilhassa kızartmlarda kullandığımız yağları tekrar , tekrar kullanmamaya bilhassa özen göstermeliyiz. Haşlama ya da buharda pişirme usullerinini tercih etmeliyiz.

Diğer taraftan  gerek taze olarak , sebze ve meyvelerden gerekse kaliteli gıda takviye ürünlerinden vucudumuzun gereksinimi olan vitamin ve minarelleri düzenli olarak almamız gerekmektedir . En ideal antioksidan mineral ve vitaminler : Çinko , kalsiyum , B vitaminleri ( özellikle B 3) , C vitamini , E vitamini olarak özetlenebilir. (Fitline : Restorate ve Actvize Oxy Plus).

İyi bir beslenme proğramına ek olarak sabahları ; Bir bardak ılık suya bir kaşık taze sıkılmış limon suyu veya bir kaşık elma sirkesi ekleyerek içebiliriz. Yemeklerde Maydanoz , sarımsak , kırmızı biber ve zencefil (çorbalara katarak) da bol , bol tüketebiliriz. Öğün aralarında : Papatya çayı , zencefil , ıhlamur , meyan kökü , gibi arındırıcı çaylar veya ARSON Figura Tea gibi hazır çaylardan tüketebiliriz.

Gelelim ideal beslenmeye . DETOKS proğramlarında ideal beslenme çok önemlidir. Vucudumuza giren toksinler ne kadar az ise onları arındırmak da o kadar kolay olacaktır. Beslenmemize dikkat ederek bu toksinleri minimuma indirebiliriz.

Haftada 1 kez vucudumuzu arındırmamız gerekiyor. Örneğin bir gün boyunca sadece taze sıkılmış doğal meyve suları ,  bol bol temiz su içmeli ve bunun yanı sıra taze meyve ve sebze yemeliyiz.

Çok az tüketmemiz gereken Gıdalar : Kırmızı et , sakatat , rafine edilmiş gıdalar , konserveler , şeker , tuz , doymuş yağlar , kahve , alkollü içecekler , ve nikotin. Mümkün olduğu kadar organik veya az kirletilmiş gıdalar tüketmemiz lazım.

Sadece filtre edilmiş , mineralleri uygun ve ph düzeyi 7 veya üzerinde olan içme sularını tüketmemiz gerekir.

Yumurta , buğday  süt ve ürünlerini belirli dönemlerde sıra ile tüketmeli , hepsini aynı anda tüketmemeye özen göstermeliyiz.